BaL dÜKKANINda SirKEEEEE SATAN Ademin Hikayesi

irşad/Eğitim Öğretim – Raşidi Üniversitesi | Dil Bilgisi | BaL dÜKKANINda SirKEEEEE SATAN Ademin Hikayesi

Yüzü gülmeyen dükkân açmasın, demişler. İşimizde ve insanlarla olan ilişkilerimizde güler yüzlü olmalıyız. Güler yüz, insanlar arasında dostluğu ve muhabbeti geliştirir. İnsanları birbirine bağlar. İlişkiler ve alışverişler daha sağlıklı olur.

Bir gün bir bal satıcısıyla sirke sancısı aynı pazarda yan yana tezgâh açmışlar. Bal satan adam çok mutsuzmuş. Kafasında kırk düşün­ceyle tezgâhının başında duruyormuş. Sirke satan ise çok güler yüzlü, sevecen bir insanmış. İkisinin tezgâhını başına gelenler sirke alıp gidiyormuş. “Mevsim turşu mevsimi de değil, niye her­kes sirke alıyor? Neredeyse sirkenin fiyatına veriyorum taptaze balı, bana bakan olmuyor” diye hayıflanmış bal satıcısı.

En sonunda bu işin hikmetini merak edip sirke satıcısına sormuş. “Yahu kardeş, sabahtan beri yanında diki­liyorum, bir benim tezgâha uğrayan olmuyor. Fiyatı düşürdükçe düşürdüm, neredeyse sirke­nin fiyatına bal veriyorum yine kimse gelmiyor. Herkes senin tezgâhının başına üşüşüyor. Allah aşkına söyle, bu işin sırrı ne?” Sirke satıcısı gülmüş. “Elin bal satıyor kardeşim ama yüzün sirke satıyor. Gelen müşteriye hoş davran, azıcık gülümse!” demiş.

İşte böyle, suratı asık, dudağı sarkık, yüzü ekşi insanlar için kullanılır bu deyim. Somurtmak, yüzünü asıp hoşnutsuzluğunu belli etmek. Asık suratlı, üzgün ve bezgin olmak.

Suratı sirke satmak deyiminin anlamı:

Somurtmak, yüzünü asıp hoşnutsuzluğunu belli etmek. Asık suratlı, üzgün ve bezgin olmak.

AUF DEUTSCH

Irshad/Bildung – Rashidi Universität | Grammatik | Die Geschichte von Adam, der Essiiiiig IM HONEY STORE verkauft

Sie sagten, dass diejenigen, die nicht lächeln, keinen Laden eröffnen sollten. Wir müssen in unserer Arbeit und in unseren Beziehungen zu Menschen lächeln. Ein lächelndes Gesicht entwickelt Freundschaft und Konversation zwischen den Menschen. Es verbindet Menschen. Beziehungen und Einkaufen sind gesünder. Eines Tages eröffneten ein Honigverkäufer und Essigmaler nebeneinander auf demselben Markt einen Stand. Der Honigverkäufer war sehr unglücklich. Er stand mit vierzig Gedanken im Kopf an seiner Theke. Der Essigverkäufer war eine sehr freundliche und liebevolle Person. Diejenigen, die den beiden passierten, gingen in den Zirkus. „Es ist keine Gurkensaison, warum kaufen alle Essig? Ich gebe frischen Honig fast zum Preis von Essig, keiner sieht mich an”, klagte der Honigverkäufer. Schließlich wunderte er sich über die Weisheit dieser Arbeit und fragte den Essigverkäufer. „Hey Bruder, ich steh seit dem Morgen neben dir, an meinem Tresen kommt keiner vorbei. Ich habe den Preis gesenkt, wie ich ihn gesenkt habe, ich gebe fast Honig für den Preis von Essig, und niemand kommt wieder. Alle strömen zu Ihrem Tresen. Sag mir, um Gottes willen, was ist das Geheimnis davon?” Der Essigverkäufer lachte. „Deine Hand verkauft Honig, aber dein Gesicht verkauft Essig. Seien Sie nett zum Kunden, lächeln Sie ein wenig!“ sagte. So ist es, diese Redewendung wird für Menschen mit einer mürrischen, hängenden Lippe und einem sauren Gesicht verwendet. Stirnrunzeln, Stirnrunzeln, um Unmut zu zeigen. Mürrisch, traurig und müde sein.

ENGLISH

Irshad/Education – Rashidi University | Grammar | The Story of Adam, Who Sells Vinegaaaaar in the Honey Shop

They said that those who do not smile should not open a shop. We should be smiling in our work and in our relationships with people. A smiling face develops friendship and conversation among people. It connects people. Relationships and shopping are healthier. One day, a honey seller and vinegar painstakers opened a stall side by side in the same market. The man selling honey was very unhappy. He was standing at his counter with forty thoughts in his head. The vinegar seller was a very friendly and caring person. Those who happened to the two of them were going to the circus. “It’s not pickle season, why is everyone buying vinegar? I give fresh honey almost for the price of vinegar, no one looks at me,” the honey seller lamented. Finally, he wondered about the wisdom of this work and asked the vinegar seller. “Hey brother, I’ve been standing next to you since morning, no one stops by my counter. I lowered the price as I lowered it, I almost give honey for the price of vinegar, and no one comes again. Everyone is flocking to your counter. Tell me, for God’s sake, what’s the secret of this?” The vinegar seller laughed. “Your hand sells honey, but your face sells vinegar. Be nice to the customer, smile a little!” said. That’s how it is, this idiom is used for people with a sullen, droopy lip and a sour face. To frown, to frown to show displeasure. Being sullen, sad and weary.

DERLEME HiKAYE VE MAKALELERiM

Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesi

Schrems, 20.07.2021

Author: RasitTunca

Bir cevap yazın