Âlim Ne Demek?

Âlim Ne Demek?

Alim kelimesi sıfat olarak kullanıldığında “bilen” anlamını taşır. Sıfat olarak kullanımına gündelik hayatta sık rastlamayız. Bu kelime isim olarak kullanıldığında ise “bilge, bilgin” anlamlarını taşır. Alim kelimesini günlük hayatta cümlede sıkça kullandığımız kullanım şekli isim olarak kullanımıdır. Buna bir örnek vermek gerekirse: “Alim ile oturan mertebe alır.” cümlesi alim kelimesinin cümlede isim olarak kullanımına örnektir.

Arapça kökenli olan alim kelimesi Arapçada çok bilen, en çok bilen, ilim sahibi, bilen, bilgin anlamlarına gelmektedir.

El-Alim Allah-u Teala’nın isimlerinden biridir. Bu isim Allah’ın her şeyi bilen, evrenin tüm bilgilerine sahip olan olduğunu ifade eder.

El-Alim zikrinin tekrarlanması kişinin ilim açısından zenginliğine, zihin açıklığına ve çalışkanlığına vesile olur. Bu zikri tekrarlamayı alışkanlık haline getirenler eğitimde başarıya ve kavrama gücüne erişir. Zihin kapasitesi artarak öğrenme kolaylaşır. Çocuklarda beyin gelişimine katkı sağlar. Beyin hastalıklarının gerilemesini sağlar.

Âlim nedir, ne anlama gelir? Allâm nedir? Âlem nedir? Kur’an’da âlim kavramı (veya sözcüğü) ile ilgili ayetler nelerdir?

İşaretlemek, üst dudağı yarılmak, bilmek, anlamak, tanımak hakîkatini idrâk etmek anlamlarındaki a-l-m kökünden türeyen âlim; bilen, anlayan, tanıyan demektir.

Alîm nedir? Allâm Nedir? A’lem Nedir?

Alîm ve allâm kelimeleri, âlim kelimesinin mübalağalı şekli olup çok bilen; a’lem ise ism-i tafdil olup daha iyi, en iyi, pek iyi bilen demektir. Bu sıfatlar Allah’ın, sırları, gizli olanları, olmuşu ve olacağı, görünen ve görünmeyen âlemi, yerde ve göklerde olup bitenleri, geçmişi, hâli ve geleceği, canlı ve cansız bütün varlıkları, insanların gizli ve âşikâr bütün yaptıklarını, küçük ve büyük her şeyi bildiğini ifade eder.

Âlim İle İlgili Ayetler

Âlim ismi Kur’ân’da, Allah’ın gayb ve şehadet âlemini bildiğini beyan sadedinde 13 âyette geçmiştir:

“Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. O göğüslerin özünü çok iyi bilendir.” (Fâtır, 35/38)

“O Allah ki O’ndan başka ilâh yoktur, gayb ve şehadet âlemini (görülmeyen ve görülen varlıkları) bilendir. O rahmandır, rahîmdir.” (Haşr, 59/22)

Âlim kelimesinin çoğulu olan alimîn, Allah hakkında iki âyette azamet ifadesi olarak kullanılmıştır: “…Biz her şeyi bilenleriz.” (Enbiyâ, 21/ 51, 81)

Âlim kelimesi, “ulemâ’ ” ve “alimîn-âlimûn” şeklinde 6 âyette insanlar için de kullanılmıştır. Allah da insanlar da bilir, ancak insanların ilmi sınırlı, Allah’ın ilmi ise sınırsızdır. İnsan gaybı, gizliyi ve geleceği bilemez. Allah ise bilir. İnsan, ancak Allah’ın lütfettiği öğrenme yeteneği sayesinde bilebilir. Allah’ın ilmi, ezelîdir, ebedîdir. O, her şeyi ilmiyle kuşatmıştır.

ALLAH’IN BİLGİSİ NELERİ KAPSAR?

Allah’ın bilgisine konu olan şeyler nelerdir? Başka bir ifade ile Allah neleri bilir? Kur’ân’da “alîm” kelimesinin geçtiği âyetlerde Allah’ın neleri bildiği zikredilmiştir. Bunların bir kısmını şöyle sıralayabiliriz; zalimleri (Bakara, 2/95), bozguncuları (Âl-i İmrân, 3/63), muttakileri (Âl-i İmrân, 3/115), göğüslerin içinde olanları (Âl-i İmrân, 3/154), insanların yaptıkları amelleri (Bakara, 2/283) ve hayırları (Bakara, 2/273) göklerde ve yerde olanları ve söylenen sözleri (Mâide, 5/97, Enbiyâ, 21/4), kalplerde olanları (Ahzâb, 33/51), kısaca her şeyi bilir (Bakara, 2/29).

Alîm kelimesi, Kur’ân’da insanın vasfı olarak da kullanılmıştır (A’râf, 7/109, 112). Allâm mübalağalı ismi ise, sadece Allah hakkında kullanılmıştır: “…Şüphesiz Allah allâmü’l-ğuyûb=gayıpları çok iyi bilendir.” (Tevbe, 9/78)

Her Şeyi En İyi Bilen O’dur

Kur’ân’da 49 âyette; üstünlük ifade eden (ism-i tafdîl) a’lemu kelimesi kullanılarak “Allah’ın daha iyi bildiği” ifade edilmiştir. Allah, insanların gizlediklerini (Âl-i İmrân, 3/167), îmanlarını (Nisâ, 4/25), mü’minlerin düşmanlarını (Nisâ, 4/45), kendisine şükredenleri, zalimleri, yolundan sapanları, sınırı aşanları, hidâyete erenleri (En’âm, 6/50, 53, 117, 119), muttakileri (Necm, 53/32), bozguncuları (Yûnus, 10/40), peygamberlik görevini kime vereceğini (En’âm, 6/124), insanların içinde olanları (Hûd, 11/31) ve yaptıklarını (Hac, 22/68), göklerde ve yerde olanları (İsrâ, 17/55)… daha iyi bilir, en iyi bilir.

ALLAH’IN İLMİ İLE İLGİLİ AYETLER

Kur’ân’da; âlim, alîm, allâm ve a’lem isimleriyle Allah’ın ilmi anlatıldığı gibi “alime ? ya’lemü” fiili ile de Allah’ın ilmi anlatılmıştır:

“Bilmiyorlar mı ki Allah onların gizlediklerini ve açığa vurduklarını biliyor.” (Bakara, 2/77);

“… Biliniz ki Allah içinizden geçeni bilir…” (Al-i İmrân, 3/29)

“…Allah sizin gizlinizi, açığınızı ve ne kazandığınızı bilir.” (En’âm, 6/3);

“Allah her dişinin neyi yüklendiğini ve rahimlerin neyi eksiltip artırdığını bilir…” (Râd, 13/8);

“…Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve ona çıkanı bilir…” (Hadîd, 57/4);

“Yaratan bilmez mi? O latiftir, haber alandır.” (Mülk, 67/14);

“Allah bilir siz bilmezsiniz.” (Nahl, 16/74).

“Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de (fark etmez) çünkü Allah her şeyi çok iyi bilir.” (Ahzâb, 33/54).

Gaybın (görünmez bilginin) anahtarları O’nun yanındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı bilir. Düşen yaprağı, yerin karanlıklarında olan taneyi, yaşı kuruyu ? ki bunlar apaçık Kitap’tadır – ancak O bilir.” (En’âm, 6/59)

Âlim, âlimîn, alîm, allâm ve a’lem isimleri, Allah’ı anlatan, tanıtan ve niteleyen kelimelerdir. “Alime – ya’lemü” fiil şekli ile birlikte Kur’ân’da Allah’ın hudutsuz ilmini ifadede kullanılmıştır. Her şeyi bilen olması Allah’ın en önemli vasfıdır.

“Rabbimiz! Sen bizim içimizde gizlediğimizi ve açığa vurduğumuzu hep bilirsin. Ne yerde ne de gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.” (İbrâhîm, 14/38);

“Sözü açık söylesen de gizli söylesen de muhakkak O, gizliyi de ondan daha gizli olanı da bilir.” (Tâ-hâ, 20/7).

Zikrettiğimiz bu âyetler ve benzerleri Allah’ın hudutsuz, eşsiz ve muazzam ilmini tasvir ediyor.

“Alîm” sıfatında; Allah’ın amellerine göre kullarını ödüllendirmesi ve tecziye etmesi anlamı da vardır. (bk. Ankebût, 29/5, 60; Mü’minûn, 23/51).

Author: RasitTunca

Bir cevap yazın