Sadnes  Nedir Cinsiyetsizlik Nedir Neden Olur

Sadenes  Nedir Cinsiyetsizlik Nedir Neden Olur

ALINTI HABER Hürriyet COM dan

Cinsiyeti 3 aydır belirlenemedi
Aantalya’da çift cinsiyetli dünyaya gelen ve D.G. adı verilen bebeğin kız mı erkek mi olduğu, 3 aydır belirlenemedi. Bebeğin cinsiyeti, kromozom araştırması sonunda saptanacak.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde üç ay önce dünyaya gelen çift cinsiyetli D.G.’nin önce kız olduğuna karar verildiğini söyleyen anne 27 yaşındaki Gülşah G., “Daha sonra bebeğimin çift cinsiyetli olduğunu öğrendik. 3 aydan beri yapılan incelemelere karşın cinsiyeti tam olarak belirlenemedi” dedi. Kromozom araştırmasının hala sürdüğünü, doktorların kromozomun her gün farklı özellikler gösterdiğini söylediğini belirten Gülşah G., “Bekleyişimiz sürüyor” dedi. Doğumun ardından bebeğinin bir süre kendisine gösterilmediğini ve çift cinsiyetli olduğunun saklandığını anlatan Gülşah G., “Durumu birkaç gün sonra öğrendim” diye konuştu. Bebeğinin her gün ayrı testlerden geçirildiğini söyleyen anne G., şöyle devam etti:

“Çaresizim, birşey yapamıyoruz. Bir gün ‘kız’, diğer gün ‘oğlan’ diyorlar. Artık bebeğimin kimliğini söylesinler. Biri sorduğunda kız mı diyeceğim, oğlan mı diyeceğim. İnsan çocuğuna kızım ya da oğlum diyemez mi? Psikolojim bozuldu. 3 aydır yapılan tetkikler neticesinde bebeğimin cinsiyeti hala belli olmadı.”…….

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/cinsi…i-14117026

ALINTI HABERiN SONU

Haber 2010 Senesinin Mart Ayının Haberi

Yani uzun zamandır Z Kuşak devrine girmiş bulunuyoruz yani Cinsiyetsizlik devri ve Cinsiyetsiz insanlar ve  Cinsiyetsiz cocuklar devri

Erkeklik ve kadınlığın elimizden alınması demektir bu, yani ilk üreme haline, kainatımızın yaratılışı ve, yaratılışın başına geri dönüş, yani ilk tek hücreli canlılar, sonra cok hücreli, sonra eşeysiz üreme, sonra eşeyli üreme, yani şu anda bu hal,  eşeysiz üreme, yani şeytan ve mikropların yaratıldığı ve ürediği  ilk vakit ki hale geri dönüş (Ögelana kamçılı ve Terliksi hayvanlar vakti) ve galakisimiz o mevsime girmiş bulunuyor, herhalde döngü oraya kadar geldi mi, aynı yaz geldimi,  havanın yaz günü gibi ve sıcak olması gibi, galaksimiz oraya gelince de, ilk yaratılış halleri tezahür ediyor demek ki..

Gökkuşağının altından geçen kız, erkek; erkek de kız olur. SIFIR Noktası çizgisi ve, ondan öncesi, eksi kutup, negatif veya kadın ve dişil beden, ve sonrası plus, artı veya erkek bedene sahip olma…

Yuvarlak, yani  Dairesel GATE, kainatlar arası kapının açılması sonucu, o deltoid den (GATE daireden) dünyamıza geçen ruhlar ki, bunlar Hz. Yunus aleyhsselamın döneminin imanlı kimseleri ve, o vakitte ki cenneti kazanmış olanların, ahir zamanda cennete geçiş merasimi olan, gökyüzünde yağmurdan sonra gökkuşağı oluşması ve, oradan geçen ruhlar, yanı johannesler, yunus parçaları, dervişlik, derviş yunusluk,  yunus balığı flipper ve, flipperlik vakti, yani  Z, yani Zeka ve Zeki insanlar vakti.

Çağlar ve kuşaklar arasında, sosyo-ekonomik, kültürel, politik ve teknolojik anlamda önemli farklar var. Her nesil kendinden sonra gelen nesli sorumsuz, sabırsız ve yozlaşmış olarak görüyor. Genç nesil ise kendinden önceki neslin çağın gerisinde kaldığını düşünüyor. Kuşaklar arasındaki bu fikir çatışması hiç değişmiyor. Her nesil yaşamı kendinden bir önceki nesle göre farklı algılıyor ve anlamlandırıyor. Tarihi kırılmalar, toplumu etkileyen büyük olaylar nesillerin karakterini oluşturuyor. Savaşlar, doğa olayları, kültürel olaylar nesillerin karakterini biçimlendirir. Her yenilik o dönem yaşayan neslin değerlerini de oluşturur. Özellikle teknolojinin gelişimi, bilişim teknolojilerinde meydana gelen farklılaşmalar, sosyal medyanın hayatımıza girmesi, sanal bir dünyanın ve sanal kimliklerin oluşumu  kuşaklar arasındaki farklılığı daha da derinleştirdi.

X, Y, Z Kuşağı Nasıl Tanımlanıyor?

Peki; bugün sosyo-politik, kültürel ve teknolojik anlamda X, Y, Z kuşağı nasıl tanımlanıyor?

Öncelikle bahsetmemiz gereken iki ve eski önemli kuşak var. Birincisi; “Sessiz Kuşak”. 75 yaş üstü kişiler bu kuşağa mensuplar. Bu grup hem geleneğin hem de geçmişin temsilcisi. Kıtlık ve savaş gören bu nesil sonraki kuşaklara oranla daha sorumluluk sahibi, sadık ve düşünceli… Çalışmak için yaşıyorlar ve ülkelerin değerlerini yüceltmek ve yükseltmek onlar için temel amaçlardan bir tanesi… Sessiz kuşak olarak anılmalarının en önemli nedenlerinden biri her zaman görev insanı olmaları… Bu neslin ardından “Baby Boom” olarak anılan ve bebek ölümlerinin azalıp doğum oranlarının arttığı dönemi yaşayan nesil geliyor. Baby Boom nesli aynı zamanda teknolojik anlamda ilk değişimleri gören ve anlamlandıran nesil olarak biliniyor.

Gelelim; X, Y ve Z kuşağı konusuna… Aslında tanımlamalar farklı kaynaklarda farklı şekilde yapılıyor. Tarihler farklılık gösterse de; asıl üzerinde durulması gereken konu ise bu nesilleri farklı davranış biçimlerine göre yorumlamak.

X Kuşağı

X kuşağı 1965 ile 1980’ler arasında doğan nesli tanımlamak için kullanılıyor. Bu kuşak Amerika Birleşik Devletlerinin %45’ini, Türkiye’nin ise %22’sini oluşturuyor. X kuşağı disiplinli, otoriteye uyumlu bir kuşak olarak nitelendiriliyor. Microsoft, Amazon gibi büyük şirketler bu jenerasyonun girişimlerinin eseri… Toplumsal olaylara duyarlı bir nesil oldukları biliniyor ancak; kendi sorumlulukları dışında kalan alanlara müdahale etmek istemiyorlar. Bu noktada her konuda kendi görüşünü öne süren Y Kuşağı ile çatışıyorlar.

Y Kuşağı

Y Kuşağı, her şeyi sorgulayan bir nesil. 1980 – 1996 yılları arasında doğanlar Y kuşağı olarak adlandırılıyor. Aynı zamanda “MTV Kuşağı” olarak da biliniyorlar. Türkiye’de bu jenerasyona mensup 27 milyon kişi var. Bilgisayar ve internetin ortaya çıktığı dönemi yakalayan ve sosyal medyaya ulaşan ilk nesil Y kuşağı… Sosyal medyayı ve teknolojiyi etkin kullanıyorlar. Esnek saatlerde çalışmak istiyorlar. İş odaklılar, iş bitirmek istiyorlar ama, işe gelmek istemiyorlar. Parayı harcamak için kazanıyorlar. Kurumlara sadakatleri az, özgüvenleri yüksek. Sık sık iş değiştiriyorlar. Tasarım, medya gibi yaratıcı alanlara ilgi duyuyorlar. Kendilerine ait bir mizah anlayışları var ve bu onları farklı kılıyor. Aynı zamanda bugünkü startup ekosistemini oluşturan nesil olarak biliniyorlar.

Z Kuşağı

Ve son olarak Z kuşağı! 1999 -2000 sonrasında doğanlar Z kuşağı olarak tanımlanıyor. Z kuşağı, dünya nüfusunun %25’ini, Türkiye nüfusunun %17’sini oluşturuyor. Onlar, dijital çağın çocukları, okuma yazma öğrenmeden önce tablet kullanmayı öğreniyorlar. Sosyalleşme anlayışları önceki kuşaklara göre oldukça farklı. Sanal gerçekliğe önem veriyorlar. Aynı anda birkaç işi birden yapıyorlar. Edindikleri bir bilgiyi teknoloji aracılığıyla sorguluyorlar. İş gücüne katılmaya başladılar. Aralarında Youtuberlar, girişimciler var. Küreselleşmenin etkilerini en çok hisseden nesil Z kuşağı… Aynı oyunları oynuyor, aynı Youtuberları takip ediyor, aynı dizileri izliyorlar.

Z kuşağı aynı zamanda dünya için umut veren bir nesil… Z kuşağına, kanserin tedavisini bulacak, Mars’a yolculuk yapacak, Ay’a koloni kuracak, demokrasiyi, adalet ve eşitliği yaygınlaştıracak, iklim krizini ortadan kaldıracak nesil gözüyle bakılıyor.

Z Kuşağı Nedir? Z Kuşağının Özellikleri Nelerdir?

Günümüzde beş farklı kuşağın olduğu bilinmektedir. Bunlardan ilki, 1927 ile 1945 yılları arasında iki dünya savaşının arasında doğan insanların Sessiz Kuşak olarak, 1945 ile 1964 yılları arasında doğanlar ve dünyada doğum hızındaki büyük artışı temsil etmiş olan bu olaya “baby boom”, doğanlara ise “baby boomer” yani Bebek Bombardımanı Kuşağı denilmiştir. Bireyciliği temsil etmiş 1965 ile 1979 yılları arasında doğanlar X kuşağı, bugünün en büyük tüketici grubunu temsil eden 1980 ile 1999 yılları arasında doğanlar Y kuşağı ve son olarak  doğuştan dijital doğanlar olarak ifade edilen 2000 ve sonrasında doğanlar Z kuşağını oluşturan gruptur.

Z kuşağı nedir?

Son zamanlarda adından sıkça bahsettiğimiz Z kuşağı, günlük hayatımızın hemen hemen her alanında yaygın olarak kullanılan teknolojiler ile iç içe yaşanan bir zaman diliminde doğan ve bu zamanın getirdiği çeşitli özellikleri içinde barındıran bir kuşağı ifade eder. Z kuşağı bir diğer adı ile Z jenerasyonu, X ve Y kuşaklarındada olduğu gibi yıllarla belirlenir.

Z kuşağının özellikleri nelerdir?

Milenyuma yakın ve sonrasında doğan bireyler olarak adlandırılan ve gelişen teknolojiler içerisinde büyüyen bu bireyler teknoloji ile birlikte yaşamayı sürdürüyor.

Peki bu Z kuşağının özellikleri nelerdir?

    Z kuşağı bireylerinin analitik ve hızlı bir şekilde düşünme metotlarının yüksek olduğu söylenmektedir.
    Takım çalışmalarına pek fazla yatkın olmayan bu kuşağın, kendilerine olan özgüvenleri oldukça yüksektir.
    Onlar adına mümkün olmayan herhangi bir şey yoktur.
    Z kuşağı özgürlüğü önemser ve bağımsızdırlar.
    Tamamiyle teknolojinin hakim olduğu çağda doğmuş olmalarından kaynaklanan, dijital doğanlar olarak teknoloji ile sürekli iç içe yaşayan bu kuşak, internet kuşağı olarak da adlandırılmaktadır.
    Çok çaba harcamak ve özveri sergilemek Z kuşağına göre değildir.
    Dijital dünya ve teknolojinin sayesinde bilgiye ulaşımın oldukça çabuk olmasından dolayı hızlı bir şekilde yaşamaya alışkındırlar.
    Toplumsallaşmaya dayalı olarak bütünleşmeler Z kuşağına göre değildir. Daha çok bireysel olmaya önem verirler.
    Ailelerinin veya akrabalarının çizdiği yollardan değil kendi bildikleri yolları çizmeyi isterler.
    Z kuşağının hayal dünyaları oldukça geniş denilebilir.
    Aynı anda bir çok işi yapabilecek kapasitededirler fakat bunun için sıkılmamaları gerekir.

Ayrıca, Z kuşağı yukarda da söylediğimiz gibi çok çaba harcayan ve azimli bireyler olmadığından dolayı, X kuşağı ile bitmek bilmeyen bir çatışma içerisindedir. Y kuşağı ile de genellikle iyi anlaştıkları bir ilişkileri vardır.

Z kuşağı hangi yıllar arasında doğanlar?

Çoğu kaynağa ve araştımacıya göre Z kuşağı, Y kuşağından sonra ve Alfa kuşağından önce 1997 yılı ile 2012 yılları arasında doğan herkestir. Bu kuşağın çoğunluğunu X kuşağının çocukları oluşturmaktadır.

Z kuşağının X ve Y kuşaklarından farkı nedir?

Herhangi bir demografiyi ya da kuşağı küçümsememeli, etiketlememeli ya da klişeleştirmemeliyiz, ancak belirli bir insan grubunu, bir kuşağı çevreleyen geçmiş hikayeleri ve algıları daha iyi anlamak, onların farklı tutumlarını, bakış açılarını ve motivasyonlarını takdir etmemize yardımcı olur. Bu da, onları daha etkin bir şekilde yönlendirmemizi ve onlarla kolaylıkla etkileşim kurmamızı sağlar.

Her neslin farklı kişilik özellikleri vardır.

X kuşağı, 1960’ların başlarından 1980’lerin ortasına kadar doğan insanları ifade eder. Özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

    X kuşağı çalışanlar, iş gücündeki konumları nedeniyle şirketler için oldukça değerlidir çünkü işverenlere zengin bir bilgi, deneyim ve istikrar sunabilir.
    X kuşağı, yetişkinliğe erişmeden önce kendilerine bakmaya alıştıkları için kendi kendine yeterli, becerikli ve bireyseldir.
    Özgürlüğe ve sorumluluğa değer verirler, zorlukları kendi başlarına aşmaya çalışırlar.
    İşte geçirilen zamanla kişisel zaman arasında sağlıklı bir dengeye değer verir ve kendi isteklerinin peşinden gitmek ister.
    Güçlü bir girişimci ruha sahip olma eğilimindedirler.
    Analogdan dijital teknolojiye geçiş sırasında büyüdü. Bilgisayarlarla büyüyen ilk nesil olarak, yeni teknolojik programları kolaylıkla öğrenip adapte olabilirler. Cep telefonlarının ve internetin doğuşuna tanık oldular. Bilgisayar, tablet ve akıllı telefon gibi çeşitli teknolojik cihazlarla rahattırlar.

Bunun yanında Y kuşağı, 1980’lerin başı ile 1990’larin sonu arasında doğan nesil olarak bilinir. Bu neslin ne zaman başlayıp bittiğine dair kesin bir tarih yok ve uzmanlar da Y neslinin ne zaman başladığı konusunda hemfikir değiller. Y kuşağından bekleyebileceğimiz özelliklerden bazıları şunlardır:

    Y kuşağı yenilikçidir ve daha verimli olmanın yeni yollarını arar.
    Bireysel olarak çalışmak ve belirli bir dizi göreve odaklanmak yerine, Milenyaller genellikle projeleri tamamlamak için birlikte çalışmanın yollarını bulmaya çalışırlar.
    Zorlukların ve engellerin üstesinden gelmek için çok çalışmaktan korkmazlar.
    Dijital iletişim ve sosyal medya dünyasında büyüdükleri için bu da onları diğer nesillerden daha fazla övgüye bağımlıdırlar.
    Y kuşağının çoğu esnek bir çalışma programını ve iş yerini tercih eder.
    Y kuşağı teknoloji ile büyüdü ve işlerini daha iyi yapmak için ona güveniyorlar. Akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar ve diğer cihazlarla donanmış bu nesil, e-posta, SMS ve sosyal medya platformları (yani Twitter, Instagram) aracılığıyla iletişim kurmayı severler.

Son olarak, Z kuşağı ise yukarıda belirttiğimi gibi Z Kuşağı, 1997 ve 2012 yılları arasında doğan bir grup insandır. Z kuşağının her üyesi kendi kişiliği, değerleri ve inançları ile benzersiz bir birey olsa da, bu kuşaktaki birçok insan aşağıdaki gibi bir dizi benzer özelliği paylaşır:

    Z kuşağının belki de en göze çarpan özelliklerinden biri, teknolojiye olan güvenleridir. Z kuşağı, internetten önceki bir zamanı hatırlayan nesillerden farklı olarak, kişisel bilgisayarlar ve mobil cihazlarla dolu bir dünyaya doğdu. Cihazlarına kendilerini yoğun bir şekilde adadıkları için bunları gün boyunca kişisel ve profesyonel etkileşimler için sürekli olarak kullanırlar.
    Z kuşağı, rekabetçi ruhları ile tanınır. Belki de bilgiye sürekli erişimleri nedeniyle doğru cevabı bilmek ve hemen paylaşmak istiyorlar. En iyisi olmaya ve başarılarının takdirini kazanmaya aşırı derecede odaklanırlar.
    Çeşitliliği memnuniyetle karşılarlar. Diğer ırklardan, cinsiyetlerden ve geçmişlerden insanlarla kolayca etkileşime girebilir (özellikle çevrimiçi olarak), fikir ve inançları paylaşabilirler.
    Z Kuşağı üyeleri bağımsız çalışmayı ekip çalışmasına tercih eder.
    Fikir paylaşmanın ve söylemde bulunmanın yaygın olduğu dijital bir dünyada büyüyen Z Kuşağı üyeleri, fikir ve görüşlerini başkalarıyla paylaşmaya isteklidir.
    Mesajlaşmaktan ve görüntülü sohbet etmekten hoşlanırlar, ancak Y kuşağına göre yüz yüze konuşmaya katılma olasılıkları daha yüksektir ve genellikle aktif olarak insan etkileşimi ararlar.

Z kuşağının artı ve eksi yönleri nelerdir?

Z kuşağı birçok artı ve eksi özelliği içerisinde barındırır. Artı özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

    Dünyada neler olup bittiğini takip ederler ve ilgilenirler.
    Bilgilerinin izinden gitmeyi severler.
    Ne isteyip istemediklerini gayet iyi bilirler ve ona göre hareket ederler.
    Özgüvenleri yüksektir ve bu yüksek özgüven onlar içinpek çok kapının anahtarıdır.
    Kendilerini eğitmeye ve yaratıcılık gerektiren şeyler yapmaya önem verirler. Bu da iş hayatında önemli yerlere gelebilmelerine yardımcı olur.
    Farklı sosyolojik gruplar ile ilişki kurma konusunda başarılıdırlar.
    Her zaman haklarını ararlar ve kendilerine yapılan haksızlıklara karşı asla susmazlar.
    İstekleri doğrultusunda sonuna kadar diretirler ve haklı olduğu konularda asla geri adım atmazlar.

Z kuşağının eksi yönleri ise şunlardır:

    Toplumsallaşmadan ziyade bireyci bir yaklaşımdadırlar.
    Takım çalışmalarını sevmedikleri için “ekip çalışması” kavramı çok bir şey ifade etmez.
    Kural tanımadıkları ve kendilerinden emin oldukları için onları ikna edebilmek oldukça zordur.
    Doğru bildiklerini daima savundukları ve dışarıdan yabancı bir fikre sıcak bakmadıkları için aileleri ile sık sık çatışma içerisindedirler.
    Teknoloji sayesinde bilgiye çabuk ulaşabilmeleri için hızlı yaşayıp çok çabuk sıkılıp vazgeçebilirler.

İş Hayatında Z Kuşağı

Çeşitli uzmanlara göre Z Kuşağı, önceki nesillere göre geleceğin çalışanları olarak daha iyi olacak. İleri teknolojilerden yararlanmak için gereken becerilerle, günümüzün yüksek teknoloji dünyasındaki tipik şirketlere çok daha fazla yardımcı olacaklardır. Onları iş dünyasında değerli kılan şey, yeni fikirleri kabul etmeleri ve önceki nesilden farklı bir özgürlük kavramıdır.

Şaşırtıcı bir şekilde, teknolojik yeterliliklerine rağmen, Z kuşağı aslında çevrimiçi etkileşimin aksine yüz yüze iletişimi tercih ediyor. Ancak sosyal medyaya ve teknolojiye alışkın oldukları için küresel bir iş ortamına iyi hazırlanmış durumdalar.

Bunula birlikte, sadece bir iş sahibi olmakla yetinmiyor, bundan daha fazlasını arıyorlar. Z kuşağı, dünyayı iyileştirmeye yardımcı olan bir işte tatmin ve heyecan duygusu istiyor. Bu neslin birçok üyesi, okulu bitirmeden önce bile gelecekteki olası profesyonel fikirleri ve fırsatları araştırmak için online araçlardan yararlanıyorlar. Üniversiteden önce, Z kuşağı zaten kendi dünyasında nasıl avantaj elde edeceklerini araştırıyor.

Ayrıca, Z kuşağı daha çok start-up zihniyetine sahip. Daha önce de belirtildiği gibi, işlerine yaklaşımlarında çok bağımsız ve yaratıcıdırlar. Geleneksel kariyer adımlarına (dört yıllık bir üniversiteden mezun olmak, diploma almak ve iş bulmak) o kadar odaklanmazlar. Lisede bile küçük bir şirkete başlayabilirler ve ardından çevrimiçi bir derece elde edebilirler. Yani, bir şeyleri yapmanın geleneksel düzeni değişitirip kendi kafalarına göre ilerlemeyi tercih ediyorlar.

Dahası, Z Kuşağı çok bağımsız ve kurumsal dünyaya karşı ihtiyatlıdır, onlar için stres, kötü atmosfer ve yönetici baskısı ile eş anlamlıdır. Z kuşağının %53’ünün bir şirket çalışanı olarak gelişmek yerine girişimciliğe başlamayı tercih etmesi boşuna değil, özellikle de ebeveynlerinin iş gücünde mücadelesine tanık oldukları için. Bu eğilimi değiştirmek ve Z Kuşağı çalışanlarını entegre etmek ve yönetmek isteyen bir şirketin, Z kuşağının eğlenceli (%25), yenilikçi (%23), etik (%22) ve uluslararası (%20) şirketleri seçeceğini bilmelidir.

Z kuşağı nasıl yönetilir?

Yeni nesil iş gücüne girerken, onlara hitap eden ve ihtiyaçları ile gelişen bir ortam yaratmak gerekiyor. Demografik olarak en çeşitli ve teknolojik olarak en bağımlı nesillerden biri olarak kabul edilen Z kuşağı üyeleri de artık iş gücüne katılmaya başladı. Bu nedenle, ihtiyaçlarının ve öğrenme yollarının Milenyaller ve Baby Boomers meslektaşlarından nasıl farklılaştığını kabul etmek önemlidir.

İşte Z kuşağının iş hayatında değer verdiği ve onlara sağlanması gereken 6 şey:

• Sürekli Öğrenme: Z Kuşağı, mesleki gelişime ve iş başında öğrenmeye öncelik verir. Hem resmi eğitim programları hem de gayri resmi etkileşim dahil olmak üzere büyüme fırsatları sunan bir iş yeri istiyorlar. Seminerler veya sertifika programları gibi yapılandırılmış ortamlarda öğrenmeye isteklidirler, ancak hatalardan ders çıkarmak için hakkında yapıcı geri bildirim almak gibi daha küçük eylemler de çok faydalıdır. Çalışanları bilgilerini genişletebilecekleri yollar hakkında bilgilendirmek, Z Kuşağı üyelerine işyerinde gelişmek için ilham vermenin harika bir yoludur.

• Çeşitlilik ve Kapsayıcılık: Bu kuşak üyeleri, hem çeşitli hem de kapsayıcı bir şirketin parçası olmak istiyor. Z kuşağının %63’ü farklı eğitim geçmişlerinden, beceri düzeylerinden ve kültürlerden insanlarla çalışmanın gerekli olduğunu düşünüyor. Çeşitlilik, şirketi Z kuşağı için daha çekici kılmakla kalmaz, aynı zamanda çalışanları elde tutma planının önemli bir parçasıdır.

• Denge: Z kuşağı, önceki nesillere göre iş-yaşam dengesine daha fazla öncelik verir. Bu neslin üyeleri, şirketlerin, çalışanların iş dışında sorumlulukları olduğunu kabul ettiğinde ve bunları dengeleme esnekliği sunduğunda takdir eder. Çalışanlara uzaktan çalışma veya çalışma saatlerini ayarlama seçeneği sunmak, dengeyi desteklemenin bir yoludur.

• Mülkiyet: Z kuşağı, iş unvanları tarafından motive edilmez, ancak rol atlamacılarıdır. Bu genç çalışanların kurumsal merdiveni tırmanmaya hiç ilgisi yok, ancak bu, liderliği tamamen reddettikleri anlamına gelmiyor. Z kuşağına baştan sona uygulayabilecekleri bir projenin sahipliğini verebilirsiniz. Ayrıca, onlara fikirlerini paylaşmaları ve yaratıcılıklarını şirketinize fayda sağlamak için kullanmaları için alan vermeyi unutmayın.

• Teknoloji: Teknoloji ve bu nesil el ele diyebiliriz. Yöneticilerin Z kuşağının dijital ihtiyaçlarını karşılaması gerekiyor. Bu nesil, teknolojinin kişisel ve profesyonel yaşamlarına sorunsuz bir şekilde uymasını ve çalışmasını bekliyor. Yavaş Wi-Fi ve sezgisel olmayan arayüzler, Z kuşağını hayal kırıklığına uğratacak ve verimlerini yavaşlatacaktır. Bu genç çalışanlarınızı mutlu etmek istiyorsanız, iş yerinizin sosyal etkileşim ve üretkenlik isteklerini tatmin etmek için modern teknolojiyi entegre ettiğinden emin olmanız gerekir.

• Finansal İstikrar: Parayla motive olmayan Y kuşağının aksine, Dijital Yerliler tam tersi. Z kuşağı her şeyden önce finansal güvenliğe değer veriyor ve %70’i sağlık sigortasının olmazsa olmaz olduğu konusunda hemfikir. Yemek kartı gibi avantajlar güzel olsa da, onları elde tutmaya yaramaz. Çekici finansal destek politikaları ile bu nesli kendinize çekebilirsiniz. Ayrıca, müzakere etmeye hazır olun. Z kuşağı, değerlerine uymayan bir maaşı kabul etmeyecektir. Ama onlara doğru miktarı verirseniz, bu nesil daha çok ve daha uzun süre çalışacak.

Derleme Makalelerim

Original Karoglan
Raşit Tunca
Schrems, 27.08.2022

Author: RasitTunca

Bir cevap yazın