-----------------------


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Efsane Blog
#1
20-2014icon 
   

Etler Buzdolabında Nasıl Saklanır

- Alışverişinizin bitimine doğru etlerinizi alın. Et suyunun başka gıdalara geçmemesi için muhakkak ayrı bir torbada saklayın.
- Etlerinizi buz dolabınızın en soğuk yerinde saklayın. 2 ila 4 derece arasında olabilir. Çiğ etlerinizi bir kaba koymanızın ardından poşetin içerisine koyun. Bu sayede diğer yiyeceklerinize bulaşmaz.
- Eğer etlerinizi almanızın ardından 1 ila 2 gün içerisinde yemeyeceksiniz et paketinizi bir defa alüminyum folyoya sarıp buzluğa atın. Fakat bir kaba koyduktan sonra sarın ki etleriniz alüminyum folyoya değmesin.
- Et paketinizin üstünde olan saklama koşullarına uyunuz. Eğer buzdolabınıza ne zaman kaldırdığınızı hatırlamıyorsanız etlerinizi çöpe atmanız gereklidir.
- Etiniz buzlukta 6 ila 12 ay kalabilir. Salam ve sosisler 1 ila 2 ay buzdolabında saklı kalabilir. Ancak füme etlerin dondurulması sakıncalı olabilir.
- Kırmızı etleriniz buzdolabınızda 3 ila 4 gün içerisinde durabilir. Salam ve sosis paketinin açılmasının ardından 5 gün dayanabileceği, füme etleri ise yaklaşık 1 hafta dayanmaktadır.
- Almış olduğunuz kıymanın tümünü kullanmayacaksanız, kavurup ufak kaplara ayırın ve derin dondurucuda saklayın. Eğer soğan ile kavurursanız yemek pişireceğiniz zaman size vakitten kazanacaksınız.
- Tavuğunuzu dondurmayacaksanız son tüketim tarihinden evvel tüketmeniz gereklidir.
- Pişirdiğiniz tavuk yada hindi etlerinizi 3 ila 4 gün içinde tüketmeniz gereklidir. Hindi eti ve tavuk eti buzlukta 1 yıl kadar saklanabilmektedir.





Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı
#2
20-2014icon 
   
Sebze ve Meyveler Buzdolabında nasıl saklanır
- Eğer meyvelerinizi tüketeceğiniz zaman yıkarsanız çürümez. Önceden yıkarsanız nem meyvelerin çürümesini çabuklaştırır.
- Sebze ve meyvelerinizi aynı yerde bulundurmayın. Nedeni ise, birtakım meyveler etilen adı verilen bir gaz üretmektedir ve bu gaz yakınında bulunan sebzenin daha hızlı çürümesine sebep olmaktadır.
- Meyveleri ve sebzeleri süzgeç gibi delikli kapların içerisinde bulundurursanız buzdolabında rahatça saklayabilirsiniz.
- Pek çok sebze ve meyvenin buzdolabı içerisinde durması gerekmektedir. Fakat bazısının oda sıcaklığında durması daha iyi olabilir. Patates, sarımsak, soğan, domates buzdolabında durması gereken sebzelerdir.
- Meyve ve sebzelerinizin güneş ışığı geçirmeyen yerlerde bulunması gerekir.
- Almış olduğunuz muzların 2 ila 3 gün içerisinde tüketilme durumun yok ise buzdolabı içinde saklayınız.
- Mantarlarınızı kağıt torba içerisinde buzdolabınızda saklayabilirsiniz. Hava almayan kap içerisinde tutarsanız nemli olmasına ve pörsümüş olmasına sebep olursunuz.
- Kuşkonmaz, enginar veya da kereviz gibi sebzelerinizin içinde barındırdığı suların azalarak tazeliğinden kaybetmiş olmaması için buzdolabınızda saklamanızın yararı var.
Pecetenize yeşil yapraklı sebzeler sarın





Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı
#3
20-2014icon 
   

Peynir Çeşitleri Buzdolabında Nasıl saklanırlar

Peynir, +3-+5 C de, ışıksız ortamda saklanmalıdır.
Peynir hemen tüketilmeyecek ise, kendi ambalajında saklanmalıdır. Ambalajı açıldıktan sonra ise mutlaka saklama kabında veya ambalaj malzemelerine sararak korunmalıdır. Aksi takdirde peynir nemini kaybeder, aroması ve lezzeti azalır.
Peyniri saklarken göz önünde bulundurmanız gereken en önemli nokta ise, havayla temasını kesmektir. Şeffaf folyoyla sıkıca sarılmış peynirler için en ideal yer, buzdolabının alt gözleridir.
Açıkta satılan peynirlerden, büyük bir kalıptan büyük parça kestirip alacaksanız, kalıbın nemli ve çatlak olmamasına dikkat edin. Çünkü bu durumdaki peynirler kurumuştur ve taze değildir.
Peynir dilimlere ayrılmadan saklanmalıdır, böylece dış ortamla teması en aza indirilebilir.
Krem peynirler mutlaka kendi ambalajının içinde ve kapağı kapalı olarak saklanmalıdır.
Beyaz peynir; ambalajı açıldıktan sonra salamura suyu denen içme suyuna yumurta yüzecek kadar yemek tuzu ilavesiyle yapılan sıvının içinde saklanabilir. Uzun zaman besin değerleri ve lezzetini kaybetmeksizin saklanabilir. Böylece peynirin olgunlaşma süreci de devam eder.
Kızartma peynirleri (Antep, Urfa ve hellim peyniri gibi) tüketilmeden önce 4-5 saat suda bekletilerek tuzu alınmalıdır. Böylece peynirin içerdiği tuz kaybolur ve gerçek lezzeti ortaya çıkar.
Kabuklu peynirler (eski kaşar gibi), kabuğu temizlenmeden saklanmalı, temizleme işlemi peyniri tüketmezden hemen önce yapılmalıdır.
Beyaz peynir dışındaki peynirler yıkanmaz, su ile temas peynirin lezzet ve aromasının kaybolmasına yol açar.
Beyaz peynirleri keserken, bıçağı ıslatmak peynirin düzgün kesilmesine yardımcı olur.
Kaşar peynirini, kapalı bir kavanoz içinde saklarsanız kaşar peynirinizin kurumadığını göreceksiniz.
Peynirler çeşitlerine bakılmaksızın evde buzdolabının alt raflarında ve kapalı şekilde muhafaza edilmelidir.





Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı
#4
20-2014icon 
   

Ekmek Tazeliğini Koruyarak nasıl saklanır

Daha uzun süre taze kalmasını istediğiniz ekmekler için, ekmekleri sakladığınız torbanın içine bir parça kereviz yerleştirebilirsiniz.
Fazla gelen ekmekleri, buzdolabında veya derin dondurucuda havayı içinde az tutan saklama poşetleri veya streç filme sararak saklayabilirsiniz. Kullanacağınız zaman ekmeği dolaptan çıkartarak çözüldükten sonra veya fırında ısıtarak tüketebilirsiniz.





Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı
#5
20-2014icon 
   

Dondurma Nasıl Saklanır, Bozulmadan Dondurmayı nasıl saklarız

Dondurma saklamak için derin dondurucuyu tercih etmeniz gerekmektedir.
Derin dondurucuda saklanan dondurmalarınızın taze kalabilme süresi 2 – 4 ay arası bir zaman dilimini kapsamaktadır.





Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı
#6
20-2014icon 
   

Yoğurt Buzdolabında nasıl saklanır


Yoğurdu Saklamanın Püf Noktaları Nelerdir,

Yoğurt saklamak için de yine buzdolapları tercih edilir ancak, yoğurdunuzu satın aldıktan sonra, en fazla yedi gün içerisinde tüketmeniz gerektiğini de unutmamalısınız.





Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı
#7
LOBOTOMİ

Hastanın beyninin bir kısmını kesip çıkarmayı içeren bu ilginç yöntem, yıllarca şizofreni, klinik depresyon gibi birçok sinir hastalığını tedavi etmekte kullanıldı. Antipsikotik ilaçlar bulunduktan sonra bu yöntem bırakıldı ve bu yöntem tıp tarihindeki en yanlış tedavi yöntemlerinden biri olarak literatürde yerini aldı.


TREPANASYON

Beyinde delikler açarak burada oluşan hastalıklardan kurtulmayı hedefleyen bu yöntemin sara, migren ve ruh hastalıklarını iyileştirdiğine inanılıyordu. Bu yöntem günümüzde beyni etkileyen kafa yaralanmalarını tedavi etmekte hala kullanılıyor!


TIBBİ SÜLÜKLER

Ortaçağ'da kullanılan bir diğer tıbbi yöntem sülüklerdi. Kan almaya benzer olarak, sülükler zamane doktorlarının birçok hastalığa neden olduğunu düşündükleri kirli kanı çekmek için kullanılıyordu.

Modern tıpta, sülüklere rekonstraktif cerrahide kan akışını hızlandırmak için başvuruluyor. Bu yöntem, örneğin geri dikilen bir parmakta kan akışını artırmakta kullanılıyor.





Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı
#8
SU TEDAVİSİ

Bu yönteme göre, bütün ağrı ve sızılardan kurtulmak için sıcak bir banyo yapmak yeterli. Eski zamanlarda, yağlarla ve çiçeklerle zanginleştirilmiş sıcak suda ya da bahar yağmurunda yıkanmanın bütün hastalıkları geçirebileceğine inanılıyordu.

Bazı doktorlar bu tedaviyi aşırı noktalara taşıyarak hastalarını günlerce banyoda tutmak, bütün vücudunu ıslak havlularla sarmak gibi yöntemler kullandılar.

FELÇLİ BÖLGEYİ KİMYASAL OLARAK UYARMA

Bu yöntemi ilk olarak Macar bir doktor uygulamıştı. Macar doktor, bazı hastaların felç olduktan sonra şizofrenik belirtiler gösterdiğini ve felç olmaktan mutlu olduklarını gözlemledi. Bir şizofren hastayı tedavi etmenin diğer hastaların da iyileşmesinde etkili olacağını düşündü.

Birçok kimyasal yöntem kullanarak onları tedavi etmeyi denedi ve sonunda ‘metrazol’ isimli bir ilaçta karar kıldı. Bunu beyne enjekte ederek bir çok başarılı sonuç elde etti ama bu yöntemin bazı hastalarda birçok yan etkisi oldu.





Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı
#9
KAN ALMA

Eski zamanlarda, vücuttan bir miktar kanın alınmasının hastalıkları önleyici ve tedavi edici bir yöntem olduğuna inanılıyordu. Mesala, birinin yüksek tansiyonu varsa, bu yöntemle tedavi ediliyordu. Ateş, baş ağrısı gibi şikayetleri olan hastalar da kan alınarak tedavi ediliyordu. Ve ilginç bir şekilde bu yöntem oldukça etkiliydi.


BÜYÜ

Antik çağlarda pagan inancına sahip insanların hastalıkları tedavi edecek güçleri olduğuna inanılıyordu. Hastalar pagan inancına sahip insanlara götürülüyor ve bir kayanın üstüne yatırılarak vücudunda yaşayan hastalık bu büyücü tarafından yok ediliyordu.

Ayrıca tedavi sırasında hastaların günah çıkarmaları isteniyor böylece tedavi sürecinin hızlanacağına inanılıyordu.


İKSİRLER


İksirler, eski zamanlarda kullanılan bir tür narkoz yöntemiydi. Ameliyatlar sırasında bunları içen hasta uyuyor böylece acı çekmesi önleniyordu. Ama bu iksirler mükemmel oranda karıştırılmazsa ve uygun dozda verilmezse, hastaların ölümüne yol açabiliyordu.





Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı
#10
Ses Nasıl Oluşur?

Sesin nasıl oluştuğu ile ilgili temel bilgi şan dersine başlarken çok işimize yarayacaktır. Hepimiz bir enstrümanistin enstrümanını nasıl çaldığı konusunda fikir sahibi olabiliriz, ama şarkı söylerken kullandığımız organların nasıl işlediğini göremediğimiz için sesin nasıl oluştuğunu anlamamız zordur ve zaman alıcıdır. Birçoğumuzun bildiği tek şey ağzımızı açtığımızda sesin çıktığıdır.

Boğazımızda ön tarafta burundan ve ağızdan akciğerlere hava taşıyan soluk borusu, onun arkasında ise sıvıları ve gıdaları mideye taşıyan yemek borusu bulunur. Nefes borumuzun en üst noktasında ses tellerimizi de içine alan kıkırdak dokulu gırtlağımız (larinks) yer alır.

Sağ ve solda iki tane olan ses telleri hareketli organlardır ve birbirlerine doğru yaklaşıp ayrılırlar. Nefes alıp verme sırasında yanlara doğru açılırken konuşma ve şarkı söyleme esnasında birbirlerine doğru yaklaşır ve titreşirler. Ses tellerinin yerleşim yeri boyunda adem elması olarak bilinen çıkıntının 2 cm kadar alt kısmına denk gelir.

Ses oluşumu için akciğerlerden gelen hava akımı kullanılır. Akciğerler solunum havasını gırtlağa doğru iterler ve gırtlaktaki ses tellerinin arasından geçen hava ses oluşturur. Bu ses ağız boşluğu, dil, dişler, burun boşluğu ve sinüsler aracılığı ile konuşma halini alır. İşte bu sesin oluşumu





Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı
#11
* Görme' nin, bakma' ya göre üstünlüğünü vurgulamak için ifade edilen fark. Bu vurgulama da bakmanın bön bön yapılan bir eylem olduğu, oysa görmenin farketmek olduğu söylenerek yapılır. Fakat burada "görmek" kavramı üzerinde bir karmaşa olduğunu belirtmek icab ediyor. Görmek nedir? Gözümüzün görüş alanı içindeki her şeyi görürüz. Karşıdaki ağaca bakarkan havada uçan kuşu görmekteyizdir. Görmek çaba gerektirmez. Ancak kuşla ilgileneceksek başımızı çevirip ya da gözlerimizi oynatıp kuşa bakarız. Bakmak bilinçli çaba gerektirir. Baktıktan sonra kuşla ilgili ayrıntıları algılamak ise görmenin ve bakmanın ötesinde, artık tüm bilişsel işlevlerimizle ilişkili bir düşünme sürecidir. Kanaatimce üstünlüğü ifade edilmek istenen durum bu bakma sonrası düşünme durumudur ki, bu durum da görmek olarak adlandırılmaktadır. Dolayısıyla görmek hem bakmaktan önceki daha basit durumu, hem de bakmaktan sonraki daha karmaşık durumu ifade eder hale gelmektedir. Peki neden bu çift anlamlılık bizi bir çelişkiye düşürmemektedir? Çünkü görmek dış dünyayı algılamakta en önemli, bilişsel işlevlerimiz içinde ise en baskın duyumuzdur. görmekle sağlanan bilgi üzerinden işleyen düşünsel süreç görmekten ayrı bir şey olarak algılanmamakta; Gözün işlevi, bilinçsizce algılamaktan üzerinde düşünmeye kadar geniş bir yelpaze içinde değerlendirilmektedir. Bakmak ta bu yelpaze içinde yer almasına rağmen kafayı yada gözü oynatmak gibi çok belirgin bir fiziksel ayrılığı olması nedeniyle ayrı bir isimle adlandırılmaktadır. ​


farkı şöyle ifade edebiliriz: Görmek, gözün ve beynin dışdünyayla ilgili ortaklaşa "işlev" leridir. Bakmak, görme esnasında organların pozisyonlarını ayarlamak için yapılan bir "eylem" dir.
Her insan bakar; Ama her insan göremez. Bakmak sadece duyu organları ile alakalıdır belki de. Sadece gözlerle, gözü olan ve görme yeteneğine sahip olan herkes bakabilir. Çünkü sadece imgeyi görürsünüz ve beyninize yerleştirirsiniz, o ya da bu şekilde. Ama görmek farklıdır. Devreye algılarınız da girer. Baktığınız şeyi nasıl yorumladığınızdır görmek, anlam katmaktır, anlam vermektir, şekillendirmektir. Bu nedenle görmek aslında fark etmektir. ​

01-Bakmak için gözün açık olması gerekir, görmek için dimağın açık olması gerekir.
02-Baktığında gördüğünü sanırsın ama gördüğünde anladığını...
03-Duymakla dinlemek arasındaki fark gibi bir şey.
04-Görüyorsan kesin bakıyorsundur, bakıyorsan belki görüyorsundur..
05-Her gören bakmıştır ama her bakan görememiştir, çünkü görmek icin düzgün bakmak gerekir. Ayrıca herkes bakar ama görebilenler farkı yaratır.
06-Biri gözlerinden içeri girip beynine işler. Diğeri sadece gözlerinin perdesine asılı kalır.
07-Bakanın değil görenin algılayabilecegi farktır.
08-Görmek bakmayı gerektirir, bakmak görmeyi değil...
09-Aslinda fark degil farkındalıktır! Gördügünü farkeden insan bakıyordur. Baktığını farkeden insan görüyordur. ​





Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı
#12
Teşrik, Kurban bayramının birinci gününe yevm-i nahir, diğer üç gününe ise eyyâm-ı teşrik denir. Bayramdan evvelki güne ise yevm-i arefe (arefe günü) denir ki Zilhicce`nin 9. günü olmaktadır.

Teşrik tekbiri, Kurban bayramı günlerinde farz namazlardan sonra getirilen tekbirlerdir.

Arefe gününün sabah namazından itibaren bayramın 4. günü ikindi namazına kadar 23 vakit farz namazını müteâkip birer defa " اَللّهُ اَكْبَرُ اَللّهُ اَكْبَرُ لاا اِلهَ اِلاَّ اللّه وَاللّهُ اَكْبَرُ اَللّهُ اَكْبَرُ وَلِلّهِ الْحَمْدُ "

"Allahü Ekber Allâhü Ekber Lâ ilâhe İllâllahü Vallâhü Ekber, Allâhü Ekber ve Lillâhi`l-Hamd" şeklinde tekbir alınır. Bunlara teşrik tekbirleri denir.

Teşrik tekbirinin anlamı:
"Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir. Allah'tan başka ilâh yoktur. O Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir. Hamd Allah'a mahsustur".

Hz. Peygamber (s.a.s.)'in, kurban bayramının Arefe günü sabah namazından başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar, ikindi namazı da dahil olmak üzere farzlardan sonra teşrik tekbirleri getirdiğine dair rivayetler vardır (Beyhâkî, es-Sünenü'l-Kübrâ, Haydarâbâd, 1344, III, 315; Dârekutnî, Sünen, Beyrut, 1966, II, 49).

Buna göre Hanefîlerde tercih edilen görüşe göre arefe günü sabah namazından bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar 23 vakit, her farzın ardından teşrik tekbiri getirmek, kadın erkek her Müslümana vaciptir. Teşrik günlerinde kazaya kalan namaz kaza edilirken teşrik tekbirleri de kaza edilir. Teşrik günleri çıktıktan sonra kaza edilmeleri halinde ise tekbir getirilmez. Namaz kaza edilmedikçe tekbirler kaza edilmez (Serahsî, el-Mebsût, II, 43; İbnü'l-Hümâm, Fethu'l-Kadîr, II, 81). Şâfiî mezhebine göre ise teşrik tekbirleri sünnettir (Mâverdî, el-Hâvî, 1994, II, 501).

Kadınlar teşrik tekbirlerini gizli olarak getirirler.





Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı
#13
[Resim: Demre-sivrisi-biberi.jpg]

Demre sivrisi biberi

Koyu Yeşil, Uzun ve Düzgün, Genelde Tatlı, Yüksek Verimli.
İdeal Ekim Zamanı: Toprak ısısı 20º C. Ocak-Nisan
Çimlenme Süresi: 8-10 gün
Dikim Sıklığı: Sıra arası 60-80 cm, sıra üzeri 40-50 cm
ÖNERİLER:
Tohumları ekmeden 24 saat önce nemli bir tülbent içerisinde ıslatın. Uygun bir kasa veya kap içerisine 10 cm kalınlığında Anadolu veya Genta Torf koyduktan sonra tohumları serpiştirip, üzerlerini 1 cm kalınlığında torf ile örtün.
Tel fısfısı ile sisleme şeklinde sulayıp, kabın üstünü şeffaf bir naylon ile örtün. Gölge ve serin bir yerde muhafaza ederek toprağın nemini her gün kontrol edip rutubetli kalmasını sağlayınız.
Çimlenme başladığında örtüyü kaldırıp kabı aşağı çıkartın, fakat doğrudan güneşten koruyun.
Fideler 4-5 cm boylandığında, dikim alanını, m²’ye 300 gr gelecek şekilde Organik Gübre ekleyerek, çapalayıp düzeltin. Fideleri yetiştireceğiniz yere şaşırtın veya dikin.
Dikimden sonra da belli aralıklarla bitkilerinizi Organik Gübre ve Vilmorin Genel Amaçlı Gübre kullanarak besleyin. Bol ve düzenli sulama yapın.





Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı
#14
Tohum Çimlendirme Yöntemleri

1-Tohumları çimlendirmeden önce bir müddet suda bekletiniz.Suda beklemeye aldığınız tohumları çıkarıp nemli bir bez veya pamuk içerisinde yerleştiriniz.Pamuk veya bezin nemli olmasına dikkat ediniz.Tohum çatlaması oluştuktan sonra çıkan çıkan filize zarar vermeden dikmek istediğiniz yere dikiniz.Periyodik olarak sulama yapabilrsiniz.
2- Tohumları çimlendirmeden önce bir müddet suda bekletiniz.Suda beklmeye aldığınız tohumları çıkarıp topraga bırakınız(saksıda yapıyorsanız saksıyı normal toprak seviyesinin yüzde 90 kadar elenmiş tercihen kırmızı toprakla doldurunuz ve toprağın üzerine bırakınız) .Daha sonra üzerine ince bir torf atınız ve nemlendiriniz.(Tohumları hareket ettirmeden bir miktar su veriniz).Nemlendirme işleminde sisleme yönteminide kullanabilirsiniz.Sislendirme için evde bulunan herhangi boş bir camsil temizleyicisini iyi bir şekilde temizleyerek veya hazır fısfıs kullanabilirsiniz.Daha sonra şeffaf bir strech film ile çekiniz böylece sera etkisi yaratarak çimlendirmeyi hızlandırın.Hergün nemini kontrol edin ve fısfısla nemlendirmeye devam edin.Bekleme süreniz tohuma çeşidine göre değişecektir.Bekleme boyunca nemlendirmeye devam ediniz.





Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı
#15
[Resim: gin-pepper.jpg]

Cin Biber tonbul yeşil kırmızı resimi ve özellikleri


Kısa (5 cm), Mİnyatür Biber, Yeşilden Kırmızıya Dönen, Çok Acı.
İdeal Ekim Zamanı: Toprak ısısı 20º C. Şubat-Nisan
Çimlenme Süresi: 8-10 gün
Dikim Sıklığı: Sıra arası 70 cm, sıra üzeri 50 cm
ÖNERİLER:
Tohumları ekmeden 24 saat önce nemli bir tülbent içerisinde ıslatın.
Uygun bir kasa veya kap içerisine 10 cm kalınlığında Anadolu veya Genta Torf koyduktan sonra tohumları serpiştirip, üzerlerini 1 cm kalınlığında torf ile örtün.
Tel fısfısı ile sisleme şeklinde sulayıp, kabın üstünü şeffaf bir naylon ile örtün. Gölge ve serin bir yerde muhafaza ederek toprağın nemini her gün kontrol edip rutubetli kalmasını sağlayınız.
Çimlenme başladığında örtüyü kaldırıp kabı aşağı çıkartın, fakat doğrudan güneşten koruyun.
Fideler 4-5 cm boylandığında, dikim alanını, m²’ye 300 gr gelecek şekilde Organik Gübre ekleyerek, çapalayıp düzeltin. Fideleri yetiştireceğiniz yere şaşırtın veya dikin.
Dikimden sonra da belli aralıklarla bitkilerinizi Organik Gübre ve Vilmorin Genel Amaçlı Gübre kullanarak besleyin. Bol ve düzenli sulama yapın.






Signing of RasitTunca
Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi